<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-8464081717540106044</id><updated>2011-09-21T20:42:54.749+03:00</updated><category term='Fotoğraf'/><title type='text'>Işığın tutsaklığındaki nesne: fotoğraf...</title><subtitle type='html'>Bir fotoğrafı güzel yapan, güzelliklerin fotoğrafçı ile karşılaşmasıdır. Bu güzellikler, fotoğrafta bir değer değil, yaratılmış biçimlerin çekici unsurudur.</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://belgeselfotografci.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8464081717540106044/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://belgeselfotografci.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Sinan Durdu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13977062606659754056</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_St79_bux0Sk/TEYqIXn98KI/AAAAAAAAACs/E5Hz61_JjTQ/S220/36889_408810022589_523472589_4365918_3872869_n.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>2</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8464081717540106044.post-2171029333607177756</id><published>2010-07-26T23:02:00.000+03:00</published><updated>2010-07-26T23:02:12.934+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fotoğraf'/><title type='text'>Fotoğraf Sanatı ve Sinema</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_St79_bux0Sk/TE3aCboQmGI/AAAAAAAAAFU/dbxZVcZv5Ug/s1600/_DSC3869copy.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="428" src="http://1.bp.blogspot.com/_St79_bux0Sk/TE3aCboQmGI/AAAAAAAAAFU/dbxZVcZv5Ug/s640/_DSC3869copy.jpg" width="640" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="color: #999999;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color: #999999;"&gt;Yüzyılımızın çocukları fotoğraf ve sinema, kan hısımı sayılırlar. İki üç kuşak ötede ataları birleşir. 19.yüzyılda yaşayan J.M. Daguerre, 17. yüzyılda yaşayan Rahip Athanasius Kircher ve 16. yüzyılda yaşayan Leonardo Da Vinci her iki sanatın da gerçek atalarıdır. Bu nedenle soyadları da aynıdır.&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;b style="color: #0b5394;"&gt;"Photographie" ve "Cinematographie"&lt;/b&gt;&lt;span style="color: #0b5394;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color: #999999;"&gt;Fotoğraf, geleneklerine daha bağlı olduğu için soyadını kullanmaya devam ediyor. Buna karşılık biraz "amerikanize" olan sinema, soyadını hiç kullanmıyor. Hatta sosyete hanımlarının adlarını kısaltıp "Fifi" oldukları dönemde kendini kısaca "Sine" diye tanıştırıyordu. Günümüzde bu iki kuzenin durumu, Korsika'lı düşman kardeşler'e benziyor. Hem çekişiyorlar, hem de tümüyle vazgeçemiyorlar birbirlerinden.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: #999999;"&gt;Yüzyıl başında, sanatlar "Ulusal Bağımsızlık Savaşları"na girişmeden önce, Fotoğrafın da, sinemanın da durumu oldukça acıklıydı. Her ikisinin de başlıca kaygısı, tekniklerini geliştirmek, eski ve adlarına "ana sanatlar" denilen disiplinlere benzemekti. Fotoğraf, resim sanatına özenerek onun yerini almaya çalışırken, sinema, "tiyatro"nun peşindeydi. Yüzyıl başı fotoğraf portreleri ile geçmiş yüzyılların ressamlarının boyadıkları Kont, Kontes, Prens ve Lady portreleri arasında büyük benzerlik var. Sinema ise, günün tutulan tiyatro oyunlarının çoğunu perdeye yansıtıyordu. Bu yüzden adına "theatre filme" denilen tür doğduğu gibi İngiltere'de sinema salonlarının adı gene "tiyatro" oldu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #999999;"&gt;Yeni sanatların serüveni ile sömürge ülkeleri halklarının toplumsal ve ideolojik gelişmesi arasında büyük benzerlikler var. Başlangıçta batılı sömürgecilerin yarattığı ve tümüyle onlara benzemeye çalışan bir "yerli azınlık" görüyoruz bu ülkelerde. Ancak batıdan sömürü, baskı ve horgörme ile birlikte yeni düşünceler de geliyor. İkinci aşama da, "Ulusal Bağımsızlık Hareketi" güç kazanıyor. Bu kez Fanon'un "Lanetliler"inde belirttiği gibi sömürülen ülke halkı siyasal-kültürel bağımsızlık tutkusu ile yabancı olan herşeye karşı çıkıyor. Ulusal bilinç, "yabancı düşmanlığı" (Xenophobie) ve Şovenizm"le karıştırılıyor. Üçüncü aşama ise, bağımsızlık hareketini sosyalizm ile birlikte götürebilen ülkelerde, "enternasyonalizm"e yeni ve sağlıklı bir devrimci sıçrama ile ulaşılması, bir senteze varılmasıdır. Ülke bağımsızdır ama başka ülkelerden soyutlanmış değildir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #999999;"&gt;Halklar arasında eşit ve güçlü alışverişler, dayanışmalar, ortak savaşın platformları oluşur. Diyalektik bir süreçtir bu. Fotoğraf ve sinema sanatları için de böyle olmuştur. Başlangıçta öbür sanatlara benzemeye çalışan bu sanatlar, sonra bağımsızlıklarını ilan etmişler, kendi anlatım araçlarını, kendi kural ve kuramlarını geliştirmişlerdir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: #0b5394;"&gt;Resme benzeyen öğeler fotoğraftan atılırken sinema kendini tiyatrodan, edebiyattan, operadan tümüyle kurtarmaya çalışmıştır.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color: #999999;"&gt;Oysa bugün bu dönem çoktan, 1930'lardan, aşılmıştır. Gerçi geç intikal eden kimi sanatçı ve teorisyenler, hala ikinci dünya savaşını sürdüren Japon askerleri gibi kendi sanatlarını öbürlerinden kahramanca ayırma savaşındadırlar. Ama ne kurumsal ne de pratik dayanakları kalmamıştır. Bugün görüntü'ye, ses'e, söz'e, renk ve biçime dayanan sanatlar arasında inanılmaz ölçüde alışveriş vardır. Çünkü bu sanatlar, bağımsızlığını gerçekten kazanmış ülkeler gibi, kendilerinden emindirler. Kendilerini ille de kabul ettirme karmaşası içinde değildirler. Çünkü kabul edilmişlerdir. Şimdi yeni hedefler peşindedirler ve bu amaçla her sanatın tekniğinden anlatım gücünden, kendi lehlerine yararlanırlar. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_St79_bux0Sk/TE3cYEf8o_I/AAAAAAAAAFc/yj0MNNQmxM4/s1600/_DSC5021copy.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="428" src="http://4.bp.blogspot.com/_St79_bux0Sk/TE3cYEf8o_I/AAAAAAAAAFc/yj0MNNQmxM4/s640/_DSC5021copy.jpg" width="640" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color: #999999;"&gt;Sinema ile fotoğraf arasındaki alışveriş teknik nedenlerden ötürü biraz tek yönlüdür. Hareket edemeyen fotoğraf, sinema'dan herhangi bir ölçüde yararlanacak durumda değil. Buna karşılık temelde aynı tekniği kullanan sinema'nın fotoğraf sanatı ile sayısız ilişkileri var. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #999999;"&gt;Önce sinema'nın "apayrı bir sanat" olduğunu savunmak gereğini duyanlar için, onları yatıştıracak bir ilkeyi belirleyelim; Sinema hiç kuşkusuz yan yana getirilmiş "güzel fotoğraflar dizisi" değildir. Ama zaten fotoğraf sanatının kendisi de bugün "güzel fotoğraf" anlayışının çok ötelerindedir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #999999;"&gt;İlişki önce sanatçılarda görülüyor. Bunalım yıllarının Amerikan gerçeğini çarpıcı bir belgesellikle saptayan Paul Strand'ı ben büyük bir fotoğrafçı olarak tanırım, sinema meraklıları da sinemacı. Cunningham, Weston, Evans gibi büyüklerin çağdaşı olan Strand, "Alvarado İsyancıları", "Toprağı Yaran Pulluk" gibi filmleriyle sinemanın ölümsüzleri arasına girmiştir. Ülkemizde İlhan Arakon'u hangi sanattan sayacağız? Her iki alanda da usta işi yapıtlar vermiş olan Arakon, fotoğrafla sinemayı en iyi uzlaştırmış kişilerden biridir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #999999;"&gt;Bizde değil ama, bütün çok gelişmiş ülkelerde, kollektif bir sanat olan sinemanın yaratıcılarından birinin adı "Fotoğraf Direktörü"dür. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color: #999999;"&gt;Sinema, fotoğrafın teknik gelişimlerini büyük bir uysallıkla izler. Fotoğraf makinelerine ve emulsion'a laboratuvar işlemlerine getirilen her yeni teknoloji, sinemada yankılar bulur. Renkli film, aşırı duyarlı emulsion, teleobjektif, laboratuvar deformasyonları vs. sadece hatırlanması gereken örneklerdir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #999999;"&gt;Ama asıl yakınlık teorik-estetik plandadır. Eisentein 1930-40'larda "Film Form - Film Sense" te sinema fotoğrafının temel niteliklerini araştırırken fotoğraf sanatının kendisi için de önemli açıklamalar getirmiştir. Fotoğraf çerçevesinin düzenlenişinden doğan hareket, yatay, dikey, diagonal çizgilerin anlamları, tonların önemi, sağ ve sol köşe sorunları hiç kuşkusuz sinemanın olduğu kadar fotoğrafın da sorunlarıdır. Günümüzde gene önemli bir yazar, Raymond Durgnat aynı sorunlara eğiliyor, fotoğrafın temel eğilimleri ile sinemanınkileri birlikte inceliyor. Özellikle fotoğraf ve sinemada hacim, derinlik, mimari yapı sorunları Durgnat'ın araştırma konusu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #999999;"&gt;Sinemada fotoğraf, zaman zaman doğrudan, "fotoğraf yapıtı" olarak işe yarıyor. Birçok filmde (özellikle belgeselerde) kullanılan durak kareler doğrudan fotoğraf olayıdır. Eisenstein'ın "Bejin Çayırı" tümüyle fotoğraflardan meydana getirilmiş (zorunluluktan da olsa) bir başeserdir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #999999;"&gt;Günümüzde sinema, fotoğrafın ulaştığı yeni anlatım tekniklerini başarıyla kullanıyor. Deneysel, hatta klasik yapıdaki filmlerde solarizasyon, sertleştirme ve benzeri laboratuvar işlemlerinin kullanıldığını görüyoruz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #999999;"&gt;Sonuç olarak yineleyelim; Sinema, "güzel fotoğrafların yanyana getirilmesi" değildir. Ama fotoğraf sanatı da bugün "güzel fotoğraf" peşinde değildir. Kaldı ki sinema, "kötü fotoğrafların yanyana getirilmesi" hiç değildir. Öyleyse, sinema sanatının gelişmesi ile yakından ilgisi vardır. Yeter ki sanatçı, hangi tekniği niçin ve nerede kullancağını iyi bilsin...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color: #444444; font-size: xx-small;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Ky: Onat Kutlar, Y.F.Derg.,&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;span style="color: #999999;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_St79_bux0Sk/TE3ilVRxsAI/AAAAAAAAAFk/HTIzbFc_OGE/s1600/00212.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="426" src="http://2.bp.blogspot.com/_St79_bux0Sk/TE3ilVRxsAI/AAAAAAAAAFk/HTIzbFc_OGE/s640/00212.jpg" width="640" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color: #444444; font-size: xx-small;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8464081717540106044-2171029333607177756?l=belgeselfotografci.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://belgeselfotografci.blogspot.com/feeds/2171029333607177756/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://belgeselfotografci.blogspot.com/2010/07/fotograf-sanat-ve-sinema.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8464081717540106044/posts/default/2171029333607177756'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8464081717540106044/posts/default/2171029333607177756'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://belgeselfotografci.blogspot.com/2010/07/fotograf-sanat-ve-sinema.html' title='Fotoğraf Sanatı ve Sinema'/><author><name>Sinan Durdu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13977062606659754056</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_St79_bux0Sk/TEYqIXn98KI/AAAAAAAAACs/E5Hz61_JjTQ/S220/36889_408810022589_523472589_4365918_3872869_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_St79_bux0Sk/TE3aCboQmGI/AAAAAAAAAFU/dbxZVcZv5Ug/s72-c/_DSC3869copy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8464081717540106044.post-7343740766476221825</id><published>2010-07-21T01:57:00.001+03:00</published><updated>2010-07-21T16:13:15.149+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fotoğraf'/><title type='text'>Fotoğrafı Yakalamak: “Resimli Hikaye”</title><content type='html'>&lt;div style="background-color: black;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: small;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="background-color: black; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: black; font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_St79_bux0Sk/TEYjP_pASNI/AAAAAAAAACc/dHYAKyfktn4/s1600/00244.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="428" src="http://4.bp.blogspot.com/_St79_bux0Sk/TEYjP_pASNI/AAAAAAAAACc/dHYAKyfktn4/s640/00244.jpg" width="640" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="color: #666666;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Resimli hikaye, kulağa ne kadar hoş geliyor değil mi? Fotoğraf  çekiyorum yerine resimli hikaye oluşturuyorum denilse nasıl olur acaba?  Ülkemizde hak ettiği ilgiyi göremeyenf fotoğrafçılığa gösterilen ciddiyet  azalır mı, yoksa artar mı bilmiyorum. Ama ben soranlara resimli hikaye  oluşturuyorum derken, karşımdaki kişinin gözlerindeki şaşkınlığı  görmekten mutluluk duyuyorum. Peki resimli hikaye dediğimiz şey gerçekte  nedir?&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="color: #666666;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="background-color: black; font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;div style="color: #666666;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Bazen karşımıza çıkan bir tek fotoğrafın  kompozisyonunda öyle bir canlılık ve zenginlik olur, konusu dışarıya  doğru öyle bir güçle fışkırır ki, bu tek fotoğraf, tek başına bir hikaye  sayılabilir. Ama bu sıkça rastlanan bir olay değildir. Birarada  oldukları zaman konuyu kıvılcımlar saçarcasına yansıtan unsurlar,  genellikle ya yer, ya da zaman açısından dağınık halde bulunurlar.  Bunları zorla biraraya getirmek bir mizanseni gerektirir. Ama öte  yandan, konunun esasını ve saçtığı kıvılcımları ayrı ayrı fotoğraflamak  olanağı vardır ki, işte resimli hikaye denilen şey budur.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: #666666;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: #666666;"&gt;Resimli hikaye oluşturmak için fotoğraf  sanatçısı,  çevresinde oluşan görüntüler demedinden belli bir kareyi  seçip  ayırırken, bir yandan dünya görüşünü dile getirmiş, öte yandan bu   görüşü en uygun görsel biçimlerle tanımlamış olur. Bunu yaparken   fotoğrafın sadece teknik kısmını bilmek yeterli değildir. Üniversitedeki   birinci senemin ilk fotoğraf dersinde hocamın sorduğu; &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;“Görmekle,   bakmak arasındaki fark nedir?” &lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="color: #666666;"&gt;sorusuna verdiğim cevap,&lt;/span&gt; “&lt;b&gt;&lt;i&gt;Bakmak   görmek değildir. Makinenin nasıl çalıştığı ve diğer teknikler bir kaç   hafta içinde öğrenilir. Asıl önemli olan görmesini bilmektir. Görmek   içinse ışığın farkında olmak gerekir.” &lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="color: #666666;"&gt;dediğimde Fransız  yazar  ve fotoğrafçı Felix NADAR’ın, 1857 yılında söylediği; &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;“Fotoğrafçılığın   kuramı bir saatte, ilk pratik kavramları ise bir günde öğrenilebilir.   Öğrenilemeyen ışık duygusudur.” &lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="color: #666666;"&gt;cümlesinden haberdar  değildim.  Fotoğrafın salt teknik bir yetkinlik sorunu olarak ele  alınması, ya da  öyle algılanması, kalıcı fotoğraf için yeterli bir koşul  değil. Asıl  önemli olan, bu yetkinliğin aracılık yaptığı dünya  görüşünü, doğa  yorumunu ortaya koymak; doğadan ayıklanacak görüntüyü ya  da görüntü  demetlerini seçip ayırtmak. Dahası, kişilikçi bir senteze  ulaşmanın  yollarını, olanaklarını, gerçek bir sanatçı tavrıyla  araştırmak,  gözlemlemek gerekmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: black; color: #cc0000;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_St79_bux0Sk/TEYiwM3DxDI/AAAAAAAAACU/vwYoeODPY8M/s1600/538.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="425" src="http://4.bp.blogspot.com/_St79_bux0Sk/TEYiwM3DxDI/AAAAAAAAACU/vwYoeODPY8M/s640/538.jpg" width="640" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;b&gt;Hikayeye Dikkatli Yaklaşmalıyız&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="background-color: black; font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;div style="color: #cc0000;"&gt;&lt;b&gt;&amp;nbsp;&lt;/b&gt;   &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: #666666;"&gt;Ele aldığımız resimli hikaye ne olursa olsun, ona  yaklaştığımız sırada bir yabancı sayılırız. Bu yüzden konuya dikkatli  biçimde yaklaşmak zorundayız. Sağı solu itip kakarak, fotoğraflamak  istediğimiz mekanın atmosferini bozarak hiç bir yere varamayız. Bu  meslek fotoğrafçının, fotoğrafını çektiği kişilerle kurduğu ilişkiye  öylesine bağlıdır ki, bu ilişkideki bir hata, yanlış bir söz veya  davranış herşeyi yıkabilir. Fotoğrafı çekilen kişi kendini herhangi bir  nedenle tedirgin hissediyorsa, hikayenin ruhu hemen uzaklaşır, fotoğraf  makinesinin ulaşamayacağı bir yere kaçar.İnsanların tepkileri ülkeden ülkeye, hatta bir  sosyal gruptan bir diğerine değişmektedir. Bu yüzden de fotoğraf  çektiğimiz mekanın atmosferine ayak uydurulmalı, oradaki insanlardan  biriymiş gibi davranılmalıdır. Tabii fotoğrafı yakalamak istiyorsak…&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: #cc0000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: #cc0000;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;b&gt;Baktığımız Herşey Bir Hikaye  Olmayabilir&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: #cc0000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: #666666;"&gt;Çevremizdeki herşey bizlere doğal halleriyle bile  çok zengin malzeme sunarlar. Bu yüzden fotoğrafçının her gördüğünü  fotoğraflamak hevesine yenilmemesi gerekir. Fotoğrafçı, çalışmaya  başladığı zaman tam olarak ne yapmak istediğinin bilincinde olmalıdır.  Bazen belirli bir durumun ya da görünümün en güçlü fotoğrafını daha önce  çekmiş olduğunuz duygusuna kapılabilirsiniz. Fakat buna aldırmadan,  çekmeye devam edersiniz. Çünkü söz konusu durumun, görünümün nasıl  oluşacağını önceden bilme olanağınız yoktur. Oradan ayrılmamak ve  durumun unsurları belki tekrar ana konudan dışarı taşar diye beklemek  zorundasınız. Fakat bunu yaparken de makineli tüfeği ateşler gibi  durmadan fotoğraf çekmekten kaçınmak gerekir. Dijital çağı koşarcasına  yaşamaya başladığımızdan beri çoğu fotoğrafçının film yerine hafıza  kartını tercih etmesi, çekilen fotoğraf sayısının artmasına neden  olmuştur. Yani 36 pozluk bir filmle çekim yaparken sergilemiş olduğumuz  tutumumuz, hafıza kartı kullanıldığında fazlasıyla bonkörleşiyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: #666666;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: #666666;"&gt;İnsan hayatında yüz fotoğraf çekse, çok büyük  fotoğrafçı sayılmalıdır. Bir fotoğrafçıdan geriye yüz fotoğraf kalması  çok büyük bir şeydir. Bir romancı içinde böyledir. Hugo’dan geriye ne  kalmıştır? Cervantes sadece bir roman mı yazmıştır, ama sadece Don Kişot  kalmıştır. Ben yirmi-otuz fotoğrafla insanların aklında kalırsam  kendimi büyük bir iş yapmış sayarım, diyen Ara Güler bu durumu çok güzel  bir şekilde özetlemiş olmuyor mu sizce de?&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: #666666;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_St79_bux0Sk/TEYk5MQVdtI/AAAAAAAAACk/RNMp_4Vi10M/s1600/0747copy.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="426" src="http://2.bp.blogspot.com/_St79_bux0Sk/TEYk5MQVdtI/AAAAAAAAACk/RNMp_4Vi10M/s640/0747copy.jpg" width="640" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: #666666;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="color: #cc0000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: #cc0000;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;b&gt;Resimli Hikaye Saniyenin 1/250’sinde  Üretilir&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Fotoğrafçı gerçeğin peşinde, gerçeği bulup, doğru  zamanı yakalayarak hikayeyi, o an fotoğraf makinesine geçirmelidir.  Çünkü fotoğraf, saniyenin 1/250’sinde üretilir. Bir saniyenin içinde 250  fotoğraf ”an”ı vardır. Sadece bir kez gerçekleşir ve bir daha asla  tekrarlanmaz. Bu öyle hızlı gerçekleşir ki bir saniye fotoğraf üretmek  için çok uzun bir zaman olur. Eğer çekim sırasında çok düşünürseniz  doğru anı kaçırırsınız. Zaman akıp giderken, karşınıza çıkan “an’ı”  kaydetmelisiniz.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;span style="color: #cc0000;"&gt;Hikayemizi Eve Döndükten Sonra  Tamamlayamayız &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Kaydedilen “o an”, o anda tamamlanmalıdır. Çünkü  hikayemizi eve döndükten sonra tamamlayamayız. Evet hikayemizi eve  döndükten sonra ne fotoğraf makinesi, ne de dijital makine  kullanıcılarının vazgeçilmezi olan fotoğraf işleme programları ile  (photoshop v.b.) tamamlayamayız. Çünkü ne fotoğraf makinesi, ne de  yardımcı programlar fotoğrafı çeken gibi düşünemez.&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: #cc0000;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;b&gt;Doğru ve Güzel Fotoğraf&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Doğru ve güzel fotoğrafı yakalamak sabır ve  kararlılık ister. Doğru fotoğraf, bir anlam taşımalı, izleyicisine bir  şeyler ifade etmelidir, yani izleyenin duygularını harekete  geçirmelidir. Fotoğraf çekmeden önce, ona yeterince zaman ayırmak  gerekir. Konunun içerisine girerek, iyi bir gözlem yapılmalıdır. Fakat  çekim anında, fotoğrafı yakalamak için hızlı davranmalıyız. Çünkü  fotoğraf süprizlerden oluşur. Çektiğiniz fotoğraf istediğiniz sonucu  vermiyorsa, o konuya yeteri kadar yakın değilsiniz demektir. Böyle bir  durumda ısrarcı olmamak gerekir ve fotoğrafın bir “an” olduğu  unutulmamalıdır.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;“fotoğraf çekmek, kişinin  nefesini tuttuğu, bütün benliği ve yetenekleriyle kendini bir noktaya  yoğunlaştırdığı gerçekle yüz yüze geldiği andır; görüntünün oluştuğu bu  an, fotoğrafı çekene fiziksel ve entellektüel bir haz verir…” Henri-Cartier  Bresson&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: right;"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Sinan Durdu &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8464081717540106044-7343740766476221825?l=belgeselfotografci.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8464081717540106044/posts/default/7343740766476221825'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8464081717540106044/posts/default/7343740766476221825'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://belgeselfotografci.blogspot.com/2010/07/fotograf-yakalamak-resimli-hikaye.html' title='Fotoğrafı Yakalamak: “Resimli Hikaye”'/><author><name>Sinan Durdu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13977062606659754056</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_St79_bux0Sk/TEYqIXn98KI/AAAAAAAAACs/E5Hz61_JjTQ/S220/36889_408810022589_523472589_4365918_3872869_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_St79_bux0Sk/TEYjP_pASNI/AAAAAAAAACc/dHYAKyfktn4/s72-c/00244.jpg' height='72' width='72'/></entry></feed>
